Başlangıçta Tanrı kuantum dalgalanmasıyla Büyük Patlama' yı yarattı,
böylece evren şişmeye ve genişlemeye başladı. Engin karanlıklarla
kaplıydı her yer; bu yüzden Tanrı, kuarklardan yarattığı hidrojen
atomlarına, ışık şeklinde enerji salmalarını buyurdu. Daha sonra
Dünya'yı yarattı.Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.
Tanrı, göklerde bir sürü füzyon ışığı kaynağı olsun, buyurdu. Füzyon
kaynaklarından bazılarını bir araya getirip bunlara Galaksi adını
verdi. Ardından Kızıl Dev, Süpernova, Kara Delik gibi mucizeler
yarattı.Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.
Tanrı, gök kubbenin altındaki sular bir yerde toplansın, levha
tektoniğiyle kıtalar birbirinden ayrılsın, buyurdu. Akşam oldu, sabah
oldu ve üçüncü gün oluştu.
Tanrı toprağın kısır olduğunu gördü, bu yüzden kendi meyvesini taşıyan
hayvanlar yarattı. Hayvanlara, başka türlere evrilmeyeceksin, buyurdu,
dengeyi bozmayacaksın. Akşam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.
Tanrı, sulardan bir sürü canlı ve hareketli varlık çıksın, buyurdu.
Önce büyük balinaları, sonra da kara memelilerini yarattı.Daha sonra
büyük küçük demeden onlarca canlı yarattı, mikro evrim serbestti ama
makro evrime izin yoktu. Tanrı, "doğada sıçrama olmaz", buyurdu. Akşam
oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.
Tanrı insanlara genetik açıdan yüzde 98 benzerlik gösteren pongidae'yi
ve hominidae'yi yarattı, bunların ilk ikisine Adem ve Havva adını
verdi. Bütün bunların nasıl olduğunu açıkladığı kitabın bir bölümünde,
Adem ve Havvayı aynı anda topraktan yarattığını söylüyordu; başka bir
bölümündeyse önce Adem' i yarattığını, daha sonra da onun kaburgasından
Havva'yı yarattığını söylüyordu. Bu durum şüphe vadisinde kafa
karışıklığına sebep oldu, dolayısıyla Tanrı işleri tekrar yoluna
koysunlar diye teologları yarattı.
Tanrı yeryüzüne Adem'den önceki geçiş evresi canlılarının diş, çene,
kafatası ve pelvis fosillerini bıraktı. Yarattığı en özel canlıya Lucy
adını verdi; Lucy insanlar gibi iki ayağı üzerinde yürüyebiliyordu, ama
tıpkı maymunlardaki gibi küçük bir beyni vardı. Tanrı bu durumun da
kafa karıştırıcı olduğunu fark etti ve işleri tekrar yoluna koymaları
için paleoantropologları yarattı.
Yaradılışın kalan işlerini bitirirken, Adem'in yakın akrabalarının,
kuantum mekaniği, astrofizik, paleontoloji, evrim biyolojisi, vb.ni
anlamayacaklarını fark etti. Bu yüzden yaradılış mitleri yarattı. Dünya
türlü türlü yaradılış hikayelerinden geçilmez olunca, Tanrı bu durumun
da kafa karışıklığına yol açabileceğini farkedip antropologları ve
mitoloji uzmanlarını yarattı.
Şüphe vadisinden yükselen sesler iyice ayyuka çıkarınca Tanrı o kadar
öfkelendi ki ilk insanları lanetledi, onlara gidip çoğalın dedi (tabii
bunu başka türlü söyledi). İnsanlar Tanrı'nın sözlerini harfiyen alıp
gerçekten çoğaldılar, bu gün artık altı milyar oldular.Akşam oldu,
sabah oldu ve altıncı gün oluştu.
Tanrı iyice yorgun düşmüştü artık; "Bana şükürler olsun ki bugün Cuma." dedi ve haftasonunu yarattı. İyi bir fikirdi bu.
--Michael Shermer, "Genesis Revisited"