SADECE KELIMELER | JUST WORDS | JEDA VU

2012-09-25 16:28:00
SADECE KELIMELER | JUST WORDS | JEDA VU |  görsel 1

Sadece kelimeler | just words | Jeda Vu Devamı

Yağmur

2012-04-09 16:11:00
Yağmur |  görsel 1

500px.com ...Kaynak : imeandmyself.blogcu.com Devamı

http://jedavu.tumblr.com/

2011-12-16 21:21:00
http://jedavu.tumblr.com/ |  görsel 1

Devamı

Yeni adres...

2011-11-24 00:16:00
Yeni adres... |  görsel 1

Sadece kelimeler - Deja vu... Ya da jeda vu... Devamı

DELİLİK Mİ!?

2011-10-11 03:02:00

Ananemin evinin karşısında bir kadın vardı... Deli derlerdi... Bize sataşırdı filan... Biz ona sataşırdık... Ama yine böyle "deli" gözüyle bakmazdım... Yani deli meli ama iyi insan be derdim kendi kendime... Benim bulunduğum yer Gemlik delileriyle ünlüydü biraz da... Şimdilerde pek kalmadı ama... Bir kadın vardı mesela... Başında hep kadın çorabıyla dolaşırdı.. Annemler tanıyordu zaten.. Muhabbet ederlerdi.. Neden deli denirdi bilmem... Bir adam vardı sokaktan geçerken saydırır da saydırıdı görünmez birilerine... Ya da görüp de görmezden geldiklerimize... Ana avrat ama öyle böyle değil.. Onu görünce üzülmez, yürü be amca derdim... Bizim yapamadığımızı yapıyorsun... Gündüz Vassaf'ın Cehenneme Övgü kitabında da var bu konu... Akıllılara karşı delileri savunur... Mesela kuyuya taşı atan delidir... Çıkartamayan 40 akıllıdır... Bu delinin akıllılara karşı bir zaferi değil midir? Belki de deli dediklerimiz bizimle aynı düşünce kalıplarında düşünmeyenler... Kızlar bazı muhabbetlerde mesela "yaaa delisiiin" derler... Ulan nerede o günler... Devamı

Maddi mutluluğun kalıcılığı o maddenin son kullanma tarihi kadar

2011-10-11 02:48:00

  FARKINDALIK Korku, aç gözlülük, hırs, iyilik, kötülük, kıskançlık... Bunların hepsi insanın bir parçası... Ölüm, hayatın bir parçası... Adaletsizlik, dünyanın, evrenin bir gerçeği... Biz, insanlık, her gün sabaha 8 akşam 5 çalışarak, okula giderek, ev temizleyerek, bahçe çapalayarak bir yaşamı tüketiyoruz... Diyeceksiniz ki ne yapacaktık? Kendimizi ama gerçekten kim olduğumuzu, her bir insanın binlerce yıldır süren bir birikimin sonucu olduğumuzu düşündük mü hiç? Ortak bir bilincimizin olduğunu... Renkler, diller, dinler farklı da olsa aynı korkuları, aynı sevinçleri aynı hüzünleri yaşadığımızın farkında mıyız? Bir insanı bir canlıyı ona yaftalar yapıştırmadan gözlemledik mi? İşin aslı gerçekten farkında mıyız herşeyin?     DÜŞÜNCE Düşünce aleminin sınırsız olduğu varlıklarız... Herşey önce bir düşünceyle başladı... Feysbuku, harfleri, yazıyı birileri önce düşündü... Bilgisayarı, telefonu, devleti, sağlığı, tüm teknolojik gelişmeleri, söylenen sözleri, yapılan hareketleri, davranışları... Bütün bunlar önce düşünceydi... Bütün herşeyin düşüncede başladığı ve herşeyin düşünceyle, zihinle, akılla varolduğu bir yerde, adaletin, sevecenliğin, anlayışın, sevginin, mantığın varolması bu kadar zor olmamalı!!! Hayat dediğim ve şu anda içinde yolculuğa devam ettiğimiz bu iki kapılı handa sadece hanın duvarlarını mı inceleyeceğiz, bu duvar siyah bu duvar beyaz bu duvarda ingilizce öbür duvarda türkçe yazıyor mu diyeceğiz... Han içinden geçenlerle kendimizi ayırıp onlara öteki mi diyeceğiz... Yoksa hepimizin aynı handa olduğu gerçeğini farkedip, aslında... Devamı

Herşeyin başı sağlık!

2011-09-12 01:36:00

4B'li olan personeli, kadroya alan sağlık bakanlığında bir gün bir avukat, öylesine yasaları karıştırırken şöyle bir şeye rastlar... Buna göre sözleşmeli olarak çalışan personelin öğle yemeğini ücretsiz yemesi yasaktır... Peki ne yapıldı? Kadroya geçirilenlere, (mesela 6 senedir çalışan var sözleşmeli olarak) aylık 40 liradan, toplam 3 bin liraya yakın borç çıkartıldı... Neymiş günlük yaklaşık 1.5 liraya yemek yemişlermiş de filan... Öte yandan ne oluyor? Bu olayların yaşandığı hastanede trilyonluk yolsuzluklar olduğu ortaya çıkıyor... Hey yavrum hey...         13 senelik bir devlet hastanesi... Bu hastanede 12 senedir ameliyathane hemşireliği yapan bir kadın... Ve bu kadının aniden işten çıkarılması... Yerine gelen ameliyat hemşiresinin gerekli özelliklere sahip olmaması nedeniyle yapılan şikayet... Şikayetin ardından izin alan yeni hemşirenin 2 (İKİ) günde lisans mezunu olup, sertifika edinmesi... (!!!???) Daha sonradan orta çıkan gerçekler... İşten çıkarılan hemşirenin Memur-Sen'den Sağlık-Sen'e geçmesinin kovulma nedeni olması... Aynı hastanedei trilyonluk yolsuzluğun ortaya çıkması... Başhekimin şikayet üzerine görevden alınması... Görevden alınan başhekimin, Ankara'ya yaptığı bir ziyaretten (!) sonra görevine dönmesi... Onun yerine gelen başhekimin rütbe düşerek uzman doktor olarak çalışmaya devam etmesi... Gene aynı hastanede tamamen mantık çerçevesinde yazılmış bir istek dilekçesi... Bir hafta sonra çalan telefonun ucundaki başhekimin "İstediğiniz tayin gerçekleşti" demesi... dilekçe sahibinin ben öyle bir istekte bulunmadım demesine rağmen başhekimin bastırarak "GEÇEN HAFTA İSTEDİĞİNİZ TAYİN OLDU"... Devamı

Ooooy oy...

2011-08-05 01:39:00

Son 3 ayda Afrika'da 29 bin çocuk açlıktan ölmüş... Oradaki mesela kaynak yokluğu değil aslında... PARASIZLIK!!! Başka da birşey değil... Amerikada adam çölün ortasına LAs Vegas diye yer yapmış.. Tonlarca su ve yemek israfı var... Sonra Afrika'da çocuklar ölünce işte açlıktan öldüler oluyor... Değil efendim değil... Para a.k para...   Alman asıllı 49 yaşındaki Türk kadın, Türk asıllı Türk sevgilisinden Almanya'da görmediği dayağı yemiş... Ve ironik olarak "Esas şimdi gerçek Türk kadını oldum" demiş... İşte böyle görünüyosunuz dışarıdan Türkler... Kadın döven adamlar... Bir avuç dolusu öküz... Avuç dediğim King Kong avucu gibi düşün...   Başbakan teğet bile geçmeyecek bu sefer demiş... Geçen sefer teğet geçecek demişti olanları gördük... Teğet bile geçmeyecek diyorsa sığınaklara inmekte yarar var... Teoman müziği bırakma kararı almış... Kızlar yasta... Öte yandan korkum Teoman'ın sinemaya dönmesi.. Zira Rot balans mıydı... Balans ve Manevra mıydı neydi.. Öyle bir film vardı ki... Bahsetmek bile istemem... Yüzyıllardır süren çekişme... Kadın - erkek çekişmesi... Her iki taraf da birbirine bok atıyor filan... Erkeklerin hepsi aynı, kadınları hiç anlayamıyorum abi filan... İnsanız minsanız diye çok kasıyoruz sanki... Tam seçimler bitti, şike soruşturması başladı... O arada Kıbrıs'da çözüm bulundu dendi... Öte yandan CIA başkanı, ABD genelkurmay başkanı geldi.. Bizimkiler görev bıraktı... Bazıları demokrasi geldi heyooo derken bazıları Tayyip heryeri eline geçirdi dedi... Sıcaklar bayılttı, üstüne Ramazan geldi hoppaaaa... Bir ara Hilal çıktı meme gösterdi, h... Devamı

Zeitgeist Hareketi Nedir?

2010-12-11 15:50:00

Zeitgeist Hareketi Nedir? Devamı

Tiksinmek yetmez...

2010-12-04 19:40:00

Bugün Bursa'dan Gemlik'e gelirken, toplumumuzun düşünce tarzından, tırsaklığından, abukluğundan, subukluğundan tiksindim ulan... Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı olarak Bursa - Gemlik arası yolcu taşıyan otobüsler ağzına kadar dolduruluyor... Yetmiyor yolda da yolcu alınmaya devam ediliyor... Şoför şikayet gelince şöyle diyor; "Ben durmak zorundayım, isteyen biner istemeyen binmez!" Ulan ayı! Sen kapasitesinin 2-3 katı yolcu taşıyan bir otobüsün şoförüsün... Bir kaza olsa ne olacak? Bu sorumluluğun bilincinde misin acaba? Ne zaman uyanacaksınız ulan! Önemli olan sadece kar etmek, para kazanmak, az harcamak mı? Yarım saatlik yolu 1 saatte gelmek, hem insanları balık istifler gibi getirmek nedir?? Ulan bir kere de insanların rahatını düşünün be! Bir de önden inenlere kızıyor... Ee sen arka kapıdan yolcu alıyorsun ama! Bu ne demek oluyor şimdi... İnsanlarda da cesaret yok ki... En fazla oturduğu yerden "cık cık" lıyor. Acayip sinirlendim öyle böyle değil... Tayyip Beyi protesto etmek için Ankara'dan İstanbul'a otobüslerle gelen öğrenciler şehre sokulmayıp geri gönderiliyorlar... Yolda benzin istasyonunda mola vermek isteyen öğrencilere polis izin vermiyor arbede çıkıyor... Öğrenciler yerlerde sürünüyor, gaz bombası yiyor, fenalaşıyor. Ayıp değil mi ulan orada burada demokrasi naraları atmanız... Neymiş Türkiye demokratikleşmişmiş... Muğla'da vali yardımcısı çıkıyor, öğretmenler bira içiyor, kağıt oynuyor diyor... SANANE ULAN SANANE MİLLETİN İÇKİSİNDEN!!! Sonra da çıkıyor espri yaptım diyor... Söylediklerinin arkasında bile duramıyorsun!!!  Başbakan esip gürlüyor vay efendim kanıtlamayan şerefsizdir... Yüksekten atıyor başbakan... Gerçi d... Devamı

Sigaramın 3'te 1'ini ben içtim... kalanını rü

2010-11-28 00:27:00

Sigaramın 3'te 1'ini ben içtim... kalanını rüzgar... Ulan ne lodos be... Devamı

Niçin Evet!!!

2010-09-11 17:57:00

Hürriyet gazetesi köşe yazarı Hadi Uluengin 11 Eylül 2010 tarihli yazısının başlığı bu. Anayasa değişikliği referandumuna neden evet vereceğini söylüyor ve hayır diyenlere karşı savunma yapıyor filan. Yazısında HSYK ve Anayasa Mahkemesi'yle ilgili düzenlemeleri savunurken şunları söylüyor;   "Emekli olduğu an “Ordu göreve” ve “Kürt bakkala gitme” diyen bir dergiye “yazar” (!) kesilen ve halen de sürdüren bir eski Anayasa Mahkemesi başkanının ve aynı ideolojideki diğerlerinin, görevdeyken “tarafsız” davrandıkları iddiası kimi inandırabilir?"   Yani şunu demek istiyor; zaten bağımsız değiller, en azından hükümete bağlı olsunlar!!! Hakim ve savcıların ideolojik değerleri olabilir, taraflı davranabilirler. Peki ama bunun yolu anayasayı hükümete bağlı mahkemeler oluşturma amacıyla değiştirmek mi olmalıdır? Eğer siz mahkemeler zaten tarafsız der ve bu değişikliği desteklerseniz, eleştirdiğiniz mahkemelerden ne farkınız kalır? Bu sorunu çözmek midir? Yoksa sorunun şeklinin değiştirilmesi midir?   Birşeye çözüm getireyim derken aynı hataya düşülüyor eğer bu olaylara iyimser bakarsanız.   Sırf değişiklik olsun diye anayasa değişikliğine evet denilmez. En azından iyileşiyor filan diyerek oy vermek, parti tutarak oy vermek kadar vahimdir kanımca. ... Devamı

Hayırlara Vesile Olsun!

2010-09-07 05:10:00

Aklıma çok takılan soruları sormak istiyorum. Sayın Başbakan bir mitinginde üstüne basa basa, vurgulayarak "Bu bir AKP anayasası değildir" diyor. Peki o zaman soruyorum; Bu anayasa değişiklik paketi meclisten neden sadece AKP'lilerin oylarıyla geçmiştir? İkinci sorum; En basitinden düşünün! Bir anayasa değişikliği, ki gerçekten çok önemli bir belgede yapılacak olan değişiklikten söz ediyoruz, birey ile devletin ilişkisini düzenleyen bir belge bu, neden acaba bu kadar belirgin bi kutuplaşmaya neden oluyor? Yani anayasa değişikliğinin tam bir uzlaşma içinde yapılması gerekirken, nasıl oluyordu halkı, meclisi, tam ortadan ikiye bölüyor? Sizce halkı bu kadar ikiye bölen bir değişikliğini yapılması gerçekten hayırlı bir olay mıdır? Bu anayasa değişikliğin hayır diyenlerin de talepleri dikkate alınarak düzenlenemez mi? Özellikle AKP'nin "evet" oyu için bu kadar çırpınması hayra alamet mi? AKP gerçekten halkın iyiliğini mi düşünüyor? Yoksa başka hesaplar mı var?  Yılmaz Özdil'in Fevzi başlıklı köşe yazısını okursanız halkın iyiliğini düşünüp düşünmediğini daha iyi anlarsınız diye düşünüyorum. 30 milyon kişi oy kullanacaksa ve bunun 15 milyonu da "hayır" diyecekse burada sizce de bir yanlışlık yok mu? 15 milyon kişinin gördüğünü diğer 15 milyon nasıl görüyor? Bunlar gerçekten çok basit sorular. Bu sorulara şöyle bir baktığımız da ve cevaplarını düşündüğümüz de, AKP'nin evet oyu için bu derecede çırpındığını gördüğümüz de sizin de aklınıza bu değişikliğin AKP'nin kendi yararları için yaptığı gelmiyor mu? Umarım bu sorularım &q... Devamı

The Fountain

2010-07-06 16:09:00

Requiem For A Dream'in de yönetmeni olan Darren Aronofsky'den bir baş yapıt daha... Devamı

Vay Arkadaş yaa - 2

2010-05-25 00:32:00

Ortaya bir kaset çıktı her şey değişti... Yılın hit videosu. Cinsellik her zaman satar! Reklamcıların mottosu. Siyasette cinsellik yollar. Deniz Baykal'ın istifa etmesi kötü mü oldu? Hayır. Peki bu şekilde bırakması kötü oldu mu? Evet. Kurultayda da adaya olmayarak tükürdüğünü yalamadı. Kurultaydan, referandumdan önce, yazdan önce en önemlisi de seçimlere bir yıldan az bir süre kala bu olayın ortaya çıkmasınde bir bit yeniği kesinlikle var. Kim yapmıştır bunu? Parti içinde artık Baykal'ın partinin önünü kapadığına inanan bir kesim yapmış olabilir. Hükümet yanlısı kişilerin, hükümet adına yapmış olabileceği de ihtimal dahilinde. Yalnız burada şöyle bir sorun var hükümet adına; kendileri yapmış olsalar da olmasalar da bunu yapanları ortaya çıkarması gerekenler onlardır. Zira iktidarda olan partidir bu tür şeyleri çözmekle sorumlu olan.İktidar hem suçluyu bularak kendini temize çıkarmalı hem de hükümete olan güveni sağlamlaştırmaya çalışmalıdır. Hoş o güveni sağlaması çok zor ama işte... Kurultay oldu Kılıçdaroğlu başkanlığa seçildi bazıları Kılıçdaroğlu'nu desteklemenin döneklik olduğunu, Baykal'ı satmak olduğunu söyledi. Bu tarz ithamlarda bulunulan bir liderin arkasında durmak öncelikle çok kolay değildir, tehlikelidir. Ayrıca CHP'de bir değişim olması gerekliydi ancak bu yolla olmamalıydı tabi ki. Olan oldu artık CHP farklı bir başkanla seçime doğru gidiyor. Gelecekte göreceğiz neler olacağını umarım olumlu olur. Öte yandan hükümet partisinin sesi yükselmeye başlıyor. Çaresizlikten mi panikten mi bilinmez. Ama Kılıçdaroğlu'nun gelişi onları tedirgin etmiş belli ki. Öyle ki "Recep Bey&q... Devamı